Adalet; Adaletin vicdandan başlayıp içselleştirme yolculuğumuzda yeniden var oluşunu anlama ve keşfetme yolculuğumuz.
Adaletin ile Vicdan Muhakemesinde Güdü
Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır
der, Harper Lee, Bülbülü Öldürmek kitabında
Peki bu vicdan muhakemesinde adaleti görmeye çalışmak, bağlı olduğumuz toplum içinde mümkün müdür? İnsan varoluşundan beri her daim öğrenmeye açık bir varlıktır. Kimi zaman öğrendikleri karşısında nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilemez ve içsel bir güdü ile karar verme zorunluluğuna kapılır. İşte o zaman vicdan dediğimiz his devreye girer. Çünkü adalet öğrenime açık hukuk fakültelerinden önce bireyin kendi iç dünyasında ki hesaplaşma ile başlar. Ve böylelikle bir olayla bazen de bir duygu ile belirir bu hesaplaşma.
İnkar etmek, ürkmüş gibi davranmak yatıştırılması gereken öfkeyi bastırma amacıyla durumlar karşısında ki muhakeme durumunu azaltarak, içselleştirme durumunu da ne yazık ki ortadan kaldırıyor. Bu yüzden verilmesi gereken tepkiler birikerek; farklı boyutlarda kimi zaman sözlü kimi zaman da fiilen muhatabı olan kişiye yansıyor.
Korkuyorum… Kanadı kırık bir kuşa yaklaşmaktan, ağlayan bir çocuğa mendil vermekten, yaşlı amcayı karşı yola geçirmekten, cüzdanı düşen bir adamı uyarmaktan, şiddet gören bir insanı gördüğümde sessiz kalmaktan, kahkaha atmaktan, içimden geldiği gibi şarkı söylemekten, duygularımın çürümüş bir hücreye hapsedilip vicdanımı kaybetmekten korkuyorum.
Terazide hep ben vardım.
İlk çağlardan beri insanlar evrenin büyüsüne ne kadar kapılsa da ben hep vardım. Kiminiz beni görmek istemedi. Kiminiz sağır oldu benim haykırışlarıma. Her kıtaya ulaşma arzusuyla dolaşıp durdum yüzyıllarca. Bencillik dehlizinde sen kaybolurken labirentin sonundaki ışık olup görünmek istedim defalarca. Ama beyninde ki yabani otlar tarlasında kendi dikenlerini beslemekten, benim varlığımı yüzyıllardır görmezden geldin. Şimdi o otları temizleme vakti; sen ve senin mahmullerini boşaltma vakti.
Yeniden doğuş için kaldır elini. Çünkü o el sana sevmeyi, sevince inandığın tüm güzellikleri koruma arzusu getirir. Her şeyden önce insan sevdikçe çoğalır, çoğaldıkça paylaşır. Şimdi kaybolmasından korktuğumuz vicdanlarımızı koruyup çoğaltma vakti. Kendi benliğimizde vücut bulmuş vicdanlarımızı ancak çoğalttıkça, boğazımızda tıkılıp kalan hayatımızın adaletini ve bu adaleti paylaşma imkanı buluruz. Bunun için; inan, koru, paylaş, çoğal. Çoğaldıkça bu mısralar düşsün aklına…
Adaleti
Karanlığın zelzelesinde arıyorum.
Ne aradığımı bilmeden
Gecenin bekçisi olan aya soruyorum
Bu sızlanışlar neden?
Kaybolan vicdanlarda bu sevgisizlik neden?
Şafak söküyor
Kalıyorum güneşin merhametine
Yüzünü gösteriyor bana, kızgın sıcak yüzünü
Yok oluyor kayboluyorum, terazinin dengesinde
Ağır mı geldi sualler prangalar içinde
Sök at artık diyorum vicdanından urganı
Bahara bırak geç kalınmış hayatları
Şimdi yeniden var olma zamanı
Yeniden senin adaletinin çiçek açma zamanı…
Son olarak sevgili okur, sardunyalarla sarılı hayatın adalet ve vicdan muhakemesinde; bahar temizliği gerek.
Sevgilerle…







