Ramazan neden sadece bir ibadet ayı değil, aynı zamanda kolektif bir bilinç hâlidir?

Kolektif bir davranıştan
kolektif bir bilince…
Ramazan, kolektifin en bariz hâli.
Hemen hemen hiçbir kelime Ramazan’a bu kadar yakışmıyor, ruhunu bu denli açıklayamıyor.
Ramazan kendi çatısı altında birçok insanı birçok eylem, amel ile bir araya getiriyor;
oruç, teravih, fitre, zekât, itikâf, kıraat…
Ve tüm bu eylemlerle ortak, kolektif bir bilince taşıyor.
Adeta bir asansör oluyor insanoğluna; ham, çiğ hâlinden pişmiş, olgunlaşmış bir hâle…
Zaten Ramazan demek, Arapçada yanmak, kızarmak, pişmek demektir.
Ramazan her bir bireyi, düşünsel ve duygusal iradesi bulunan her bir kişiyi bir ay boyunca bir sosyal gelişim kampına sokuyor.
Bedeni ve ruhu eğitiyor.
Bedenin Eğitimi

Düzensiz ve sürekli tüketen sindirim sistemine bir es veriyor. Aç kalıyor mide.
Düzensiz düzeni bozuluyor ve afallıyor.
Ama birkaç günde besinin mutlaka geleceğini ve vaktini öğreniyor.
Rahatlıyor.
Ve koyuluyor işe.
Boş kaldığı bu zamanda kendi çöpünü tüketmeye başlıyor.
Dinleniyor.
Yenileniyor.
Gençleşiyor.
Ruhun Sınavı

Ruhun da sınavı tam burada başlıyor.
Haydi bakalım…
Sen açken de sen kalabiliyor musun?
Bağımlı olduklarından yoksun kalınca da sen sen olabiliyor musun?
Normalde göstermen gereken sevgi, saygı, hoşgörü ve empatiyi aç ve eksik iken de gösterebiliyor musun?
Hakkına giren komşunu mazur görebiliyor musun?
Seni eksilten bağımlılıklarını anlayabiliyor musun?
Tahammül seviyeni ölçebiliyor musun?
Oruç sadece yememe eylemi değildir.
Açken de seni sen yapan değerleri koruyabilmektir.
Sen tükettiğini zannederken seni tüketen döngüye ayak direyebilmektir.
Bu çemberi kırıp kendini mir edinen nefisten kardeşliğe kaçıştır.
Malından, aşından vererek bölüşmektir.
Bölüşerek birleşmek…
Bir tüm olabilmektir.
Ümmet kalabilmektir.
Hep beraber bir iyilik hâlidir Ramazan.
Bu iyilik hâli ayağa kaldırıldığında bambaşka bir dünya kurulur, bambaşka bir diyarda oturulur.
Ramazan Ramazan olunca…
Kolektif davranış kolektif bilince dönüşünce…
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşcesine…”
Bu hasret bizim.
Nazım Hikmet Ran



