Yetmez diyerek “yeter artık” çığlığımızı atıyor Derya Cesur. Ve “Ben Kadınım” ile herkese bir daha hatırlatıyor değerleri. Oku-ma-lı-sı-nız.
5 dakika
Yetmez! Ben Kadınım
Editörden!Derya Cesur, soyadı gibi. Kelimelerden en cesur cümleleri bir araya getirme konusunda çok yetenekli bir kadın. Aslında eksik kaldı, cesaret de değil. Kalemi bir dile geliyor, o yazılanlar tamı tamına yerini buluyor. Ne eksik, ne fazla ancak tam orta yerinden. Üstelik tüm eksik kalmışlıkları vuracak şekilde!
Kelimeleri kalbinin ortasına yerleşirken; derdin hasını su yüzüne çıkarıyor. İşte, anlatmak istediklerinle sen; elinde vicdanın, dilinde bu sözcükler, kala kalıyorsun.
Yetmez de aslında “yeter artık” çığlığı. Okudukça, bir daha başa dönerek okunulan. Buz gibi bir yangın. Hemen ardından da Ben Kadınım ile yapılan kocaman bir hatırlatma. Üstelik video hali de mevcut. Kadınlar, Filler Vesaireler Oyunu İçin (Karma Sahne) kendi sesinden, kendi sözünden. (Nakaratı dilimden düşmüyor)
Böyle bir kalemi tanımama fırsat olan yazılarına (Özellikle Diyelim ki)ve kendisinesonsuz kere teşekkürler. Buradaki yazılarına ulaşmak isterseniz de işte burada
İlknur
YETMEZ
“Yeter artık !” demeyeceğim;
çünkü yetmez.
Çünkü cehalet, kurban ettikçe derinleşen aç karınlı bir kuyudur, doymaz.
Yaratıcının ömür takdirini yok sayıp ölüm meleğini aradan çıkaran ademoğlu
bir kadına daha salladı orağını.
İradesine direnen zayıf eklentiyi (!) savurdu attı.
Okumadım nasıl yaptığını.
Tiksinerek okuyup hesaplarında ayrıntısıyla paylaşan çaresiz dostları görünce telefonu da koydum kenara.
“Yeter artık !”
“Ama gerçekten yeter artık !”
“Bu son olsun !”
….
Olmayacak.
Düşen ekmeği öperek alnına koyarken onu kutsalı sayan çocuk, bir kadına kalkan elin iki dünyada da kırılacağına inanmadan olmaz.
Küçük gözleri önünde henüz bir saat önce yalvararak insaf dilenen annesinin akşam yemeğini yetiştirme telaşını anlamadan,
acıyan etleriyle dünyanın telaşında dolanırken inceden inceden havaya karışan “ah”larını duymadan,
göz göze gelirsem tutamam da kendimi ağlarım diye hep boşluklara yolladığı bakışlarını görmeden olmaz.
Sövüp, dövüp, sindirip, öldürüp yine de erkek erkek dolaşan abilerin, amcaların, dayıların, babaların havasından geçilmezken, akşam üstü çekildikleri karakollardan sabah vakti sırıtarak dönüşlerini izlerken olmaz, olmayacak.
Ahh.. Yazarım elbet,
Sayfalar dolusu yazarım.
Sen okursun ağlarsın,
o okur kahırlanır,
herkes bağır bağır bağırır; “Yeter artık !”
Üç beş gün geçer, yeni bir mevzu vücut bulur,
sayfa çevrilir, meydan durulur.
Sonra,
daha çökmeden taze mezarın üstündeki toprak
biri daha çıkar, “Bana nasip değilsen kimselere olmayasın !” der,
bir çift ayakkabı daha eksilir kapılardan.
Dizler dövülür,
saçlar yolunur,
üçüncü sayfalar yeni kurbanla namını yürütür,
kanlar çekilir,
içimizdeki isyan köpekleri kudurur.
Kaç bin yıldır budur olan.
Bizim buralarda kadın dediğin Allah’ından önce erkeğinden bulur.
Yemeği önüne konmuş, tabağı başka ellerde yıkanmış, ne gösterdiyse alınmış, gel demiş gelinmiş, erkek diye kaç koyunlar kesilmiş, mirasta hakkı verilmiş, kaş kaldırınca sinilmiş, el kaldırınca susulmuş…
Kimse bir günde cani olmaz canım kardeşim.
ben anladım, sen de anla.
Ben Kadınım
Sarmaya başlasak tarihten geriyeHavva'ya uzanır bu kambur hikayeDoğar doğururum yerim hep ötedeBitmedi kederim binlerce senedeBen kadınım, dün bugün yarınımAlimlere can olur bereketli karnımDüş kurarım ve düşünür hür aklımSözüm kuşa dost olur, değer arşa başımBakma arkana orda değilimKanma susuşuma ballı zehirimYerdeyim, gökteyimBin ateş içindeyimAma yok sönmeye niyetimSöz-Müzik: Derya CESUR
?






