Bugün 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü.
Bu yazının çıkış noktası da, yine bir 4 Nisan gününe, 2003 yılına uzanıyor.

Derince’de küçük bir berber dükkânında, elde tutulan ince bir jiletin yalnızca bir çelik parçası değil, sokaktaki bir can için ölümcül bir hançer olabileceğini fark eden bir esnafın hikâyesi bu.

Farkındalıktan doğan bir sorumluluğun hikâyesi…

Küçük Bir Adımın Başlattığı Süreç

1999 depreminde dükkânım yıkılsa da, esnaflığı yalnızca bir geçim yolu olarak görmeyen; topluma karşı sorumluluğu da içinde barındıran  ahilik anlayışından hiç kopmadım.

Bu yaklaşım, 2003 yılında “Jiletler Çöpe Atılmasın” diyerek dükkânıma ilk atık kutusunu koymamla birlikte somut bir adıma dönüştü. O gün küçük bir farkındalıkla başlayan bu uygulamanın zamanla daha geniş bir alana yayılacağını öngörmek kolay değildi.

On bir jilet getireni ücretsiz tıraş ederek başlayan bu bireysel çaba, zamanla Kocaeli Berberler Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın desteğiyle kurumsal bir yapıya dönüştü.

Milliyet, Hürriyet, HaberTürk ve ulusal medya kanallarında yer bulmasıyla birlikte daha geniş kitlelere ulaşan bu uygulama, bugün birçok belediye tarafından benimsenen ve “hurda jilet kutuları” ile sürdürülen bir sisteme dönüşmüş durumda. Yerelde başlayan bu adımın, zaman içinde farklı şehirlerde karşılık bulan ve yaygınlaşan bir uygulamaya dönüşmesi, ölçeğinin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Bugün bu sistem sayesinde, temizlik çalışanları çöpleri toplarken ellerini koruyabiliyor; sokakta yaşam mücadelesi veren bir canın patisine, farkında olmadan bırakılmış bir jilet saplanmıyor.

Küçük bir farkındalıkla başlayan bu yol, zamanla başka hayatlara dokunan somut bir etkiye dönüşmüş durumda.

Bir Farkındalıktan Doğan ve Zamanla Büyüyen Etki

Değişim bir kişiyle başlar, tüm topluma yayılır.

Zaman içinde yaygınlaşan bu uygulama, yalnızca bir geri dönüşüm sistemi olarak kalmadı; farklı alanlarda da somut karşılıklar üretmeye başladı.

Türkiye genelinde toplanan atık jiletlerin geri dönüşüme kazandırılmasıyla birlikte, çevresel etkiler daha görünür hâle geldi. 2500’ün üzerinde dikilen ağaç, bağışlanan kitaplar ve yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor.

O berber koltuğu, yıllar içinde ilmek ilmek örülen bu anlayışla birlikte, yalnızca bir meslek alanı değil; sorumluluk duygusuyla büyüyen bir yaklaşımın parçası hâline geldi.

Bu yaklaşım zamanla ‘sosyal elçilik’ olarak da anılmaya başladı.

Bir Fikrin Devamı

4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü, bu tür uygulamaların yeniden hatırlanması için bir fırsat.

Küçük görünen alışkanlıkların aslında ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini tekrar hatırlamamıza vesile olsun. 

Fark etmeden, kontrolsüz bir şekilde geride bırakılan her atığın, başka canlılar için nasıl bir riske dönüşebileceği çoğu zaman gözden kaçırıyoruz. Atılan her adımın aynı zamanda bir sorumluluk meselesi olduğunu unutuyoruz. 

---

Bu süreç, birlikte hareket edildiğinde küçük bir fikrin nasıl büyüyebileceğini gösteren örneklerden sadece biriydi

İyilik Hareketi Başlatalım

Bu hikâye, birlikte atılan önemli adımların nasıl karşılık bulabildiğini zaten gösterdi. Aynı anlayışın yeniden çoğalması, karşılık bulması mümkün.

İsteyen herkes, basit bir katkıyla bu sürecin parçası olabilir: bir mama ya da su kabı bırakmak, bir jilet kutusu oluşturmak ya da bu farkındalığı bir fotoğrafla görünür kılmak…

Daha önce mümkün oldu; birlikte olduğunda yine olabilir.


Katkı sunan ve sunacak olan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederim.

Rasim Uyan
41 yıllık Esnaf ve Sanatkâr
Kocaeli Yılın Ahisi (2017)  – Sosyal Elçi



? Ulusal Basın Haberleri:

? Video Arşivi: