Çocukluğumuzda başlar yaptığımız her şeyin yargılanma süreci. Biz kadınlar yıllarca başkalarının sesiyle şekillendirildiğimizden, kendi sesimizin nasıl çıktığını bile unuttuğumuz anlar olur. Kadın önce ailesinin, sonra eşinin, sonra çocuklarının ihtiyaçlarını önceliklendirdikçe, kendine ait olanı giderek kaybeder. Ama bu, sonsuz bir kayboluş değil. Çünkü insanın özü, hiçbir zaman tamamen silinmez. Üstü örtülür, susturulur, bastırılır, çiğnenir… ama oradadır. Asıl mesele, onu yeniden hatırlamak ve su yüzüne çıkarmaktır. 

Peki, nasıl?

İşte en zoru da bu dediğinizi duyar gibiyim. 

Ama öyle değil. 

Alıştığı düzeni bozmak her insan için zordur. Mutluluğun bildiğiniz tanımlardan başka bir şey olduğunu keşfetmek, bilmediğin bir yola çıkmak ürkütür insanı. Sorumluluklar, alışkanlıklar, toplum kuralları, cesaret, tükenmişlik, kaybettiğimiz özgüvenimiz önümüze çıkar birdenbire. Her gün, her an kendimizle savaşmak yerine bir yerden başlamaya ne dersiniz?

Yaşadıklarımdan, okuduklarımdan, sorduklarımdan öğrendiklerimi sizin için sıraladım. 

Hadi başlayalım…

1. Kendini Dinlemek: Sessizlikten Gelen Ses

Kadınlar çoğu zaman kendi seslerini değil, başkalarının seslerini dinlerler:

"Öyle giyinme, ayıp olur."

"Sen yapamazsın, senin yerin burası."

"Önce ailen gelir, kendini düşünme."

“Makyajın ve kıyafetin çok abartılı! Senin amacın ne?”

“Ne çok samimisin? Seni yanlış anlayacaklar…”

Ve zamanla bu sesler, kendi iç sesinin üzerine perde çeker. Bu yüzden ilk adım, kendi sesini duymaya cesaret etmektir. 

Ne Yapılabilir?

İşin en zor yanı unuttuğunuz “kendinizi” hatırlamaya çalışmak. Unutturan çok şey olsa da bir o kadar da çok şey var hatırlatacak. Aradım, sordum sizin ve kendim için şöyle derledim toparladım.  

Kendi Kendine Yazmak ve İç Sesi Dinlemek

  • Günlük tutmak ve düşünceleri kâğıda dökerek iç sesi keşfetmek.
  • Sessiz bir ortamda kalarak derin düşüncelere kulak vermek.
  •  "Ben ne istiyorum?" sorusunu kendimize yılmadan bıkmadan sorarak isteklerimizi belirlemek.

İçimizdeki Benlikle Tanışmak

  • Başkalarının istekleri yerine kendi isteklerimize odaklanmak.
  • Kendimizi yargılamadan dinlemek ve benliğimizle barışmak.
  • Değişen mutluluk kaynaklarımızı ve ihtiyaçlarımızı keşfetmek.

İçe Bakış ve Farkındalık

  • Gerekliliklerin kime ait olduğunu ayırt etmek.
  • Somut hedefler belirleyerek hayatı yönlendirmek.
  • İstek ve hedeflerin kaynağını sorgulamak.

Kendi Yükümüzü Hafifletmek ve Yeniliklere Açık Olmak

  • Kendi sınırlarımızı esnetmek ve değişiklik yapma olasılığını hatırlamak.
  • Yeniliklerden korkmadan keşfetmek ve belirsizliğe karşı açık olmak.

Farkındalık ve İç görü

  • Farkındalığı artırarak iç görü ve eylem kazandırmak.
  • "Ben ne istiyorum?" sorusunu yüksek sesle sorarak cevapları keşfetmek.

2. Çocukluk Hayallerini Hatırlamak: Ben Kimdim?

Çocukken neye tutkuyla bağlanıyordun? Yazmak mı, resim yapmak mı, dans etmek mi? Belki bir müzik aleti çalmayı istiyordun ama hayatın koşuşturmacası içinde unuttun. Belki okumak, öğrenmek istiyordun ama sana “kadın kısmı bu kadar bilir” dediler.

Ne Yapılabilir?

Çocukken yapmaktan zevk aldığın şeyleri hatırla ve küçük de olsa yeniden yapmaya başla.

Eskiden seni mutlu eden şeyleri düşün ve bugün bir versiyonunu yarat.

3. Küçük İsyanlar: Hayır Demeyi Öğrenmek

Kadınlar çoğu zaman "uyumlu" olmak zorunda bırakılır. Hep "evet" demeye, fedakârlık yapmaya, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koymaya alıştırılır. Ama bazen, en küçük isyan bile büyük bir özgürlük kapısı açabilir.

Ne Yapılabilir?

  • Küçük ama net bir şekilde "Hayır." demeye başla.
  • Başkalarını memnun etmek için değil, gerçekten istediğin için bir şey yap.
  • Kimseye açıklama yapmadan, sadece "İstemiyorum." deme cesaretini göster.

4. Kendini İfade Etmek: Sesini Yeniden Duyurmak

Kadının sesi bazen suskunluğa mahkûm edilir ama bu, sonsuza kadar sürecek bir sessizlik değildir. İnsan, kendi hikâyesini anlatmadıkça eksik kalır.

Ne Yapılabilir?

  • Konuş, yaz, çiz, şarkı söyle, resim yap, dans et… Kendini hangi yolla ifade ediyorsan, onu yeniden keşfet.
  • Fikirlerini söylemekten korkma, önce küçük bir çevrede bile olsa düşüncelerini açıkça paylaş.
  • Sosyal medyada ya da başka platformlarda, istersen anonim bir şekilde bile olsa, kendi sesini duyur.

5. Kadın Dayanışmasına Katılmak: Yalnız Olmadığını Görmek

Kadınların en büyük güçlerinden biri, birbirleriyle olan dayanışmalarıdır. Tek başına ses çıkarmak zor olabilir ama bir araya gelindiğinde, o ses yankılanır.

Ne Yapılabilir?

  • Kadın gruplarına, dayanışma ağlarına katıl.
  • Kendini anlatabileceğin, içini dökebileceğin güvenli bir ortam yarat.
  • Kadın hikayelerini oku, paylaş, onların içindeki gücü kendinde de hisset.

6. Kendini Sevmek: Özüne Şefkat Göstermek

Belki de en önemlisi: Kendine iyi davranmak. Yıllarca kendi isteklerini yok sayan bir kadın, kendisine değer vermeyi unutur. Oysaki kendi özünü bulmak, önce kendini sevmekle başlar.

Ne Yapılabilir?

  • Kendine vakit ayır, başkalarına verdiğin ilgiyi biraz da kendine yönlendir.
  • Hatalarınla, geçmişinle barış. Kendini affet.
  • Aynaya bak ve “Ben varım. Ben önemliyim.” de.

Sonuç: Kendi Hikâyeni Yazmak

Bir kadın kendi sesini duyurmak istediğinde, belki karşısına engeller çıkacak. Ama bir kez içindeki sesi keşfettiğinde, artık geri dönmek imkânsızdır. Çünkü gerçek anlamda var olmak, başkalarının istediği gibi yaşamak değil, kendi istediği gibi yaşamanın tadını yeniden almıştır artık. 

Özünü hatırlamak, yeniden kendini yaratmak demektir. Ve her kadın, kendi hikâyesini yazabilir. Bugün, ilk kelimeyi yazmaya ne dersiniz?

Başlangıç zor gibi görünebilir ama unutmayalım ki, her büyük hikâye bir kelimeyle başlar. Hiç kimse için değil, sadece kendin için bile yazsan, bu senin özünü bulma yolculuğunun bir parçası olacak.

Nasıl yazmak istiyorsan öyle yaz. Günlük tut, denemeler yaz, hikâyeleştir, belki bir blog aç ya da bir deftere dök düşüncelerini. Yazdıkça kabullenecek, içselleştireceksin. Farkında bile olmadan ilk adımını atacaksın kendin için. Yeniden doğuşun istediğin gibi yaşamanın sana verdiği heyecan için değmez mi? 

Sakın durma, 

SEN SENİNLE TANIŞ…

Nalan AĞDAŞ