Kadın mucitler bugün konumuz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladık, geçti. Kutlamak ne demekse! Kadınların önüne setler çekilmediğinde, kadınlara da eşit eğitim ve çalışma hakkı tanındığında, kadını sadece üreme amaçlı görmediğimizde neler olabileceğini gözler önüne seren kadın mucitleri anlatmak istiyorum bugün.
Tarihteki kadınları anlatıyor olacağım bugün ama tabii ki genç kadınlarımızın modern çağda şahane buluşlara imza attıklarını da hatırlatmak isterim. Hepsini sevgiyle kucaklıyorum ve başarılar diliyorum, önlerinde ışıklı bir yol var eminim.
Gelelim Kadın Mucitlere ....
Margaret A. Wilcox - Otomobil ısıtıcısı
1985 yılında 8 sayfalık bir bültenle kurulmuş olan ve ABD'nin en uzun soluklu mucit girişimci dergisi olan Inventor's Digest Margaret'ın icatlarını en faydalı 10 icat arasında gösterdi 2020 yılında.
Her ne kadar ilk icatlarını kocasının adıyla patentlemiş olsa da otomobil ısıtıcısı kendi ismiyle patentlendi 1893 yılında. Çünkü öncesinde kadınların bir şey bulmuş olması yasal değildi!!!
Margaret Wilcox 1838'de Chicago , Illinois'de doğdu. Aslında ilk yıllarına ait çok da bir bilgimiz yok Zaten bildiğimiz üzere o dönemlerde kadınların evde, tarlada, ahırda ya da en fazla tekstil gibi alanlarda çalışması hoş karşılanıyordu. Fakat o mekanik mühendisliğe ilgi duydu. Ve günlük hayatı kolaylaştırmak için kafasını yordu.
Sadece otomobil ısıtıcısı değil, bulaşık ve çamaşır makinesinin de alt yapısı ile ilgili patentler aldı. Ölümünden tam 17 yıl sonra1929 yılında Ford tarafından araçlarda kullanmaya başlanmadan önce bu ısıtıcı trenlerde de denendi. Fakat tabii ki gene saçı uzun aklı kısa kadının fikirleri pek de beğenilmemişti.
Ve biz fani insanlar kış aylarında arabalarımıza binip ısıtmayı açtığımızda Margaret'in mirasını kullanıyoruz.

Josephine Garis Cochran - Bulaşık makinesi
1841 yılında ABD'nin Ohio eyaletinde dünyaya geldi. Etrafındaki kadınların aksine ilk gençliğinden itibaren problem çözme konusunda yetenekliydi ve fakat yine o zamanın toplumsal yapısı kadınların eğitim almasına çok uygun değildi. Halbuki babası bir inşaat mühendisi, dedesi buharlı gemiler tasarlayan bir girişimciydi. Buna rağmen eğitim alamadı. Ama o enerjisini icatlara yönlendirmeyi başardı.
Henüz 19 yaşındayken evlendi. Sonra ne mi oldu? Bulaşık yıkamaktan nefret eden genç kadın aynı zamanda zamanın pahalı ürünü olan porselenlerin yıkama esnasında kırılmasını önlemek amacıyla kafa patlatmaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Ticaret Ofisi'ne göre, Cochran dedi ki; "Eğer kimse [mekanik] bir bulaşık makinesi icat etmeyecekse, bunu kendim yapacağım." 1883'te Josephin'nin kocası vefat ettiğinde ekonomik krizle baş etmek zorunda kalması da mekanik bir bulaşık makinesi icat etme hayalini bir zorunluluk haline getirdi.
Sonrasında genç bir tamirci olan George Butters'tan yardım alan Cochran, hemen prototip üzerinde çalışmaya başladı. Ve 1885'te kendi adıyla ilk patent başvurusunu yaptı ve patenti 1886'da onaylandı. Ve hemen sonrasında Garis-Cochran Bulaşık Makinesi Şirketi'ni kurdu.
Tekerlekli ve tellerden oluşuyordu, basınçlı su ile bulaşıkları yıkıyordu. İşte evlerinizdeki o harika icadın sahibi de bir kadındı. Minnettarız.


Sarah Mather - Denizaltı Lambası ve Teleskobu
O da çağdaşları gibi kadının adı olmayan bir dönemde Brooklyn'de yaşadı. O yüzden hayatının ilk dönemine ait bilgiler biraz karanlık ama icadı bugün hem askeri hem de ticari denizcilik için bilinen en eski görüntüleme aracı. Bakın bu sefer konforun dışında bir ihtiyaca yönelik çalışan bir kadınla karşı karşıyayız.
1845’teki bu patenti, bir tüpe bağlanan ve daha sonra su altına batırılan lambalı bir cihazdı yalnızca. Bugün kullanılan periskop, batiskop gibi aletlerin atası sayılabilirdi. Gemileri karaya çıkarmak ya da deniz altına bir işçiyi sağlam bir şekilde indirebilmek amaçtı. Özellikle Amerikan İç Savaşı'nın sürdüğü yıllarda gemileri torpido saldırılarından korumak amacıyla kullanıldı.
Tam burada anneden kızına geçen mucitlikten de bahsetmeliyim ancak bazı kaynaklarda oğlu olarak da geçiyor. Bu kısım da biraz gri alanda kalmış. Kendisi gibi meraklı ve yetenekli çocuklar da yetiştirilmesiyle görüyoruz ki kadınlar çocuk da yapabiliyor kariyer de!!! 
Jeanne Villepreux-Power - Akvaryum
Sonradan kendisine "Akvaryumseverliğin Annesi" olarak adlandırılsa da pek tanınmaz kendisi. Çünkü 24 Eylül 1794 – 25 Ocak 1871 tarihleri arasında yaşadı. Henüz Sanayi Devrimi'nin yeni yeni başladığı Fransa'da kadının pek bir hakkı yokken o bir deniz biyoloğu olabildi.
Anne babası ayakkabıcı ve terziydi. Dolayısıyla kısıtlı bir bütçeyle eğitimini alamamıştı ama okuma yazmayı öğrenebildi. Aslında ilk mesleği de terzilikti ve buradan parasını kazanıp bilime yatırdı. Sonrasında evlendi ve bu sayede gittiği Sicilya'da yine eğitimine döndü. Arkeoloji ve doğa tarihi sonrasında deniz altı araştırmalarını getirdi.
Kitaplar yazdı, konuşmalar yaptı. Şimdi bilimsel araştırmaların yanında evlerimizde, büyük parklarda yer alan akvaryumun annesi oydu.
Jeanne zor yaşam koşullarının kadının çalışmalarının ve başarılı olmasının engeli olmadığının kanıtıdır. Kadın her koşulda yaratabilir, yeter ki erkeklerin egemenliği engellemesin!!!

Sonuç olarak...
Yüzlerce kadın var. Dünyanın en çok tükettiği biranın, marketlerde kullandığımız kağıt poşetlerin, polislerin şu an kullanıyor olduğu çelik yeleklerin ve daha bir çok ürünün tarihinde kadınların imzası var. Hatta erkeklerin imzası olan patentlerin bile arkasında çok güçlü kadınların olduğu tartışmaları hala devam ediyor. Marie Curie, Mileva Mariç gibi isimlerin hayatlarına bakabilirsiniz.
Burada sadece dört kadına yer verdim. Çünkü kadınların önüne konulan engelleri aşmaları ilham kaynağı. Anne olanlar, kendi gibi çocuklar yetiştirirken çalışmalara devam edenler var. Fakirlikle boğuşurken, oradan oraya göç etmek zorunda kalırken parasını bilime yatırıp vazgeçmeyen var. Kadının yok sayıldığı günlerdeki icadını ölümünden yıllar sonra kullanan büyük büyük fabrikalar var. Ya da sadece kendi konforu için geliştirdiği düşünülen hatta biraz da dalga geçer gibi bahsedilen ürünün şimdilerde kadın erkek her insanın temel ihtiyacı haline gelen icatlar var.
Görüyoruz ki kadının önünde engel yok! Hele de günümüzde. Erkek egemen toplumlar, yasalar, fakirlik, annelik o dönemde engel olmamış, lütfen hayallerinize sahip çıkın, çıkalım. Daha çok çalışalım. Yapabiliriz.
Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun...






