Mahsa Amani ismini duymayanımız yoktur sanırım. İran’dan tüm dünyaya yükselen bir özgürlük çığlığı oldu O’nun ölümü. İsmi, resmi kadınların özgürleşmesi adına bir bayrak oldu adeta. Bugünü O genç kadını anmaya ayırmak istedim.
Neden bunca gün beklediğime gelirsek, o kadar çok yazdılar çizdiler ki… Hatta karikatüristlerin çizimlerini tişörtlere bastılar sonra. Maalesef her özgürlük çığlığı gibi kapitalist sistemin eline geçti. İşte tüm bunları sindirmek için bekledim aslında.
Bugün Mahsa Amani ismini popülist bir etiket olarak görüyorsak da ben eminim ki yıllar sonra bambaşka bir şekilde anacağız.
Mahsa Amani kimdir?
Kimdir? Necidir?
Genç bir kadındı O. Özgür olmak istiyordu. 22 yaşında öldü.

22 Temmuz 2000 tarihinde Saqqız kentinde dünyaya gelmişti genç kız. Özgürlüğünü yaşamak, dünya kadınları gibi hareket etmek istiyordu. 13 Eylül 2022 tarihinde sokağa çıktığında İrşad Muhafızları (ahlak polisleri!) tarafından başörtüsü yasağına uymadığı için darp edilerek öldürüleceğini bilmiyordu. 16 Eylül’de de kaldırıldığı hastanede son nefesini veriyordu. Ki zaten hastaneye getirildiğinde beyin ölümü ne yazık ki gerçekleşmişti. Tabii ki O’nun nasıl öldüğü konusunda resmi makamlar “birden fenalaşıp yere yığıldı” açıklamasını yapıyordu. Fakat görgü tanıkları, hastaneye getirildikten sonra O’nu görenler birden fenalaşıp yere düşmediğinin kanıtlarını vücudundaki izlerde görüyordu. Sonra İran karışmaya başladı. Hala devam ediyor. Olaylar nasıl, ne zaman durulur bilemiyorum hiç.
O’nun için tüm kadınlar tek yürek.
Tüm dünyada ünlü ünsüz, eğitimli eğitimsiz, zengin fakir, güzel çirkin tüm kadınlar bir araya geldi Mahsa Amani için deyim yerindeyse. Etiketlerde günlerdir tüm dünyada ilk onda. Kadınlar zaten her gün şiddet, ayrımcılık, cinayet için meydanlarda. Kadın cinayetleri son bulsun diye her gün sesimizi yükseltmeye çalışıyoruz. Artık son bulsun! Ne sebeple olursa olsun bu cinayetler, tacizler… İkinci sınıf hatta bazı yerlerde yok sayılma hali son bulmalı.
Sezen Aksu’nun kendi internet sitesinden haykırdığı gibi;
“Acaba diyorum bu ataerkil erkek terazisinde eşitlenebilmek için daha kaç ton acı lazım?Özgürlük kaç ölüm ister? Kaç kadın, kaç evlat, kaç kavga, kaç savaş, kaç işkence, kaç cehennem ister?
Ve ışık doğudan yükselecek belki de Mahsa Amani adıyla.
Bugünlerde İran’da yükselen çığlık aslında hepimizin. Orada örtünme, erkek olmadan dışarıya çıkamama gibi sebepler özgürlüklerin önüne geçse de Batı’da da kadın vücudunu sömürme sürüp gidiyor.
Kadınlar acılarda birleşiyor. O kadar çok acı var ki kadınlar üzerinde. Yüzyıllardır. Farklı farklı şekillerde.

O kadar çok yazabilirim ki… Satırlar dolusu… Gözyaşları olur. Acı olur bu satırlarda. Sonra adaletsizlik olur. Hüzünler okunur. Arkada kalışlar, arada kalışlar… Berdeller… Namus cinayetleri… Çocuk gelinler… Ataerkil düzenin içinden çıkan töreler… Bitmek bilmez eşitsizlikler… Hamile kaldığı için işine son verilenler… Kadın olduğu için kariyeri, eğitim hayatı yarım kalanlar… Sen yapamazsınlar… Böyle giyinemezsinler… Gülemezsinler… Doğuramazsınlar… Sonra korunamazsınlar… Kuyruk sallamışsındırlar… Bazı ülkelerde çağ dışı kalmış kanunlar… Unutmadan vücudunu sömürenler… Liste durmuyor, durmadan devam ediyor. Çünkü kadınların sesi çıkmıyor.
Önce biz değişmeliyiz, kadınlar.
İşte şimdi dünyanın eşitsizliğe, haksızlığa uğrayan tüm kadınları için bir fırsat belki de. O güzel kara saçlı Mahsa Amani sayesinde bu fırsat tüm dünya kadınlarının elinde artık.
Önce kadınlar değişmeli. Sonra erkekler. Sonrasında da dünyanın her yerindeki çocuklar. Ancak böyle kurtulur dünya bu çirkinlikten, karanlıktan.
Gün birlik olma vakti. Gün acısını acımız bilme vakti. Haydi O’nun için ve kendi adımıza haykıralım tüm acılara.
#MahsaAmani #MahsaAmini






