Tahmini okuma süresi 4 dakika
Yoruldum. Yorgunum bir süredir. Böyle hissediyorum. Yaşım yarım yüzyıla yaklaşıyor. Bu yüzden midir? Yoksa hayata tutunmaya çalışmak mı zorlaşıyor günden güne? Bilemiyorum. Sebep her ne olursa olsun bu gerçeği değiştirmiyor;
YO-RUL-DUM!
Ama… Pes etmek de yok, durmak da… Hayat devam ediyor ve biz de devam edeceğiz merdivenleri tırmanmaya.
Yoruldum!
Neredeyse yarım asıra yaklaştı yaşım. Otuz koca seneye yakındır çalışıyorum. 14 yaşındaydım evimden, annemin dizinin dibinden ayrıldığımda. Sonra aile, çocuk geldi. Hastalıklar, kayıplar… Hep bir çabalama hali. Tanışılan binlerce insan, o insanlardan yenilen onlarca kazıklar… Vs vs…
Bazen şarkılar eşlik eden yorgunluğuma.
Sözü müziği Mümin Sarıkaya’ya ait şarkıdaki gibi hissederiz bazen. Pes etmeye yakınızdır çok. Artık daha fazla kaldıracak gücümüz de kalmamıştır. Dinlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Ben yoruldum hayat yeter artık gelme üstüme,
Diz çöktüm artık bu dünyadaki insanların namert yüzüne.
Gene Nazım Hikmet Ran’ın şiiri gibi hissederiz. Ne güzel de seslendirmişti Cem Karaca. O derece yorgun hissederiz ki bazen hedefe çok yaklaşmışken bile vazgeçebiliriz. Her ikisinin de sesinden bir kez daha dinleyelim, buradan dinleyebilirsiniz.
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın…
Hep böyle olmaz ki!
E hep böyle “yoruldum” mu diyeceğim ben? Elbette hayatımın bir çok döneminde çıkıyor ağzımdan ama hep de böyle değil. Yorgunluğumu sevdiğim insanlarla, yerlerle, aktivitelerle atıyorum üzerimden.
Dönem dönem böyle yorgun hissetmek çok normal. İnsanız. Ama hal kronik bir hal almışsa, bu işten sıyrılmanın yollarına bakmalıyız.
Kronik yorgunluk nedir?
Kendinizi sürekli olarak yorgun ve halsiz hissediyorsanız ve bu durum 6 ayı aşkın bir süredir devam ediyorsa kronik yorgunluk sendromunuz olabilir.
Bu durum genellikle mevsim geçişlerinde belli eder kendini. Buna ek olarak uykusuzluk, vücutta karıncalanma, güçsüzlük ve enerji eksikliği de görülebilir.
Bir çok nedeni olabilir. Kansızlık, vitamin – mineral eksikliği, diabet gibi bir çok hastalık kronik yorgunluk sebebi olabilir. Durum böyleyse mutlaka bir doktor muayenesi şarttır. Tedavisini doktor düzenlemelidir. Daha önceki aylarda Deniz Yahcı’nın yazdığı glutatyon da etkili olabilir.
Peki ne yapacağız yoruldum demekten kurtulmak için?
Öncelikle bu durumun dönem dönem herkesin başına gelebileceğini kabul edin. Herkes yaşar. Yoruluruz da bazen, pes de edebiliriz. Hepsi insanlığa dair.
Yine de tabii ki güzel bir şey değil böyle yaşamak. O zaman “ne yapmalı?” sorusunun cevabına gelelim.
- Uyku önemli. Yeterli uyku ve kaliteli uyku. 8 saat diyor uzmanlar. Klinik Psikolog Cansu Ertan anlatmıştı daha önce ideal uykuyu.
- Beslenme! Sebze ve meyveden zengin bir beslenme. Bol su mutlaka. Su ile ilgili bilgileri de Diyetisyen İzel Ulutaş yazmıştı “su tüketimi” başlığı altında. Rafine şekerden ve trans yağdan uzak durmak, düzenli kahvaltı yapmak, uzun süre aç kalmamak, kaliteli protein tüketmek de kronik yorgunluğu önlemek için gerekli.
- Tabii ki spor. Düzenli egzersiz yaparsanız “yoruldum” demezsiniz.
Yukarıdakiler uzmanların önerileri. Benim önerilerim de şöyle:
- Enerjinizi düşüren durum ve kişilerden uzak durun.
- Size kendinizi iyi hissettiren aktiviteler bulun. Orman yürüyüşleri, dans…
- Sevdiğiniz işi yapın. Ya da yaptığınız işi sevmeye çalışın. Zor evet. Ama yapabilirsiniz.
- Sonra düzen iyidir, işleriniz yığılmasın. Zira yığıldıkça erteleyeceksiniz. Erteledikçe de gözünüze büyük gelecek ve sonra yorgunluk başlayacak.
- Üzerinize vazife olmayan işleri yüklenmeyin.
- Yardım istemeyi bilin. Belki de en çok yaptığımız hata bu. Ne yardım istemeyi ne de yardım kabul etmeyi biliyoruz.
Başka önerilerim de var “yoruldum” dememek için. Sonra belki devam ederim benim önerilerime. Şimdilik burada son vereceğim. Zira bu kadar yorgun hissediyorken yazacağım cümleler belki birilerini üzer, kırar ya da kızdırır.
En çok ve ilk önce kendinizi sevin, düşünün.
#yorgunum #kronikyorgunluk #yoruldum






